DEGİŞİM AYI RAMAZAN
Gönülleri huzurla, evleri iftar ve sahur sofralarıyla, camileri teravih ve mukabelelerle, minareleri mahyalarla, ihtiyaç sahibi evleri yardım kolileriyle, mahzun gönüllerimizi Kur’an bereketiyle, günahkâr kalplerimizi tövbelerle buluşturan rahmet ve bereket ayı Ramazan’la hayatımıza canlılık geldi. Ramazan ayının, insan hayatını kuşatan, farklılaştıran, güzelleştiren, iyiliğe doğru eviren bir yanı vardır.
Ramazan pek çok yönüyle insan hayatını olumlu etkilemektedir. Ramazandaki oruç ibadeti bedene sıhhat vermekte, fitre, fidye ve sadakalarla toplumda zengin fakir arasında denge kurulmakta ve kardeşliği pekiştirmekte, iftar ve sahur yemekleriyle aile birlikteliği sağlanmakta, akraba ve komşu ilişkilerini geliştirilmekte, yoğun ibadet iklimiyle günahların bilincine varan Müslümanın kararan ve kasvetlenen kalbi yumuşamakta, on bir ay boyunca fiziki ve manevi olarak yıpranan Müslüman güçlenip yenilemektedir.
Ramazanın Müslüman üzerindeki etkilerinden biri de zararlı alışkanlıklardan kurtulmasına vesile olmasıdır. Bu ayda şeytanların zincire vurulması, oruçla nefse karşı iradenin güçlendirilmesi Kur’an-ı Kerim’de şeytan işi birer pislik (Maide, 5/90) olarak nitelendirilen zararlı alışkanlıkların bırakılmasına zemin hazırlanmaktadır. İnsanların birbirleriyle kavga etmesine sebebiyet verip Allah’a ibadetten insanı alıkoyan (Maide. 5/91) zararlı alışkanlıklar, irade zayıflığından kaynaklanmaktadır. Allah’a karşı gelmeye ve günah istemeye sevk eden(nefsin oruçla (açlıkla) terbiye edilmesi, şeytanların zincire vurulması, zararlı alışkanlıkların girdabına düşmüş olan insana sunulan en büyük fırsattır. Zira oruç, irade eğitiminin en bariz şeklidir. İradesi güçlü olan insan nefsine istek ve arzularına daha kolay karşı koyacaktır.
Ramazan ayında Müslüman günah işlemekten uzak kalmaktadır. İmsaktan iftara kadar içki ve sigara gibi oruç ibedetini bozucu zararlı alışkanlıklardan uzak duran Müslüman, fiziki olarak olmasa da mahiyet açısından oruçlu iken kumardan da uzak durması gerektiğini bilir. Ramazan ayının gündüzü kadar gecesinin de ibadetle geçirilmesi gerektiğini (Buhari, Savm 6; Teravih, 46) bildiren Allah Rasulü’nün uyarısıyla, Müslüman, Ramazan’ın gündüzünde oruçla ibadetle olduğu gibi gecesinde de iftar ve sahur sofraları, teravih ve teheccüt namazları, Kur’an tilaveti ve zikirle meşkul olarak Ramazan’ın gecesini de ibadetlerle geçirmeli ve mübtela olduğu zararlı alışkanlıklardan uzak durmalıdır.
Ramazan pek çok ibadetin hep birlikte yapıldığı bir zaman dilimi olması hasebiyle insanın sosyalleşmesini sağlar. Efendimiz (sav) de “ Cemaatle birlikte olun! Cemaati terk etmekten sakının. Şüphesiz ki, şeytan tek başına kalan ile beraberdir” buyurmaktadır ( Tirmizi, 2254) Ramazanda Müslümanların birlikte mukabelelere katılması, teravihte buluşması, iftar sofralarında bir araya gelmesi, yardım faaliyetlerine katılması, kişinin kendini mutlu huzurlu hissetmesini sağlamakta, onu bunalımlardan, ruhi sıkıntılardan kurtulmasına yardımcı olmaktadır. Topluluk içerisinde olup güzel işlerle meşgul olan insanın zararlı alışkanlara yönelmesi azalacak eğer bağımlı ise Ramazan ikliminde zamanla sona erecektir.
Bizlere manevi ikliminin bereketiyle pek çok güzellikler sunan, toplumu sarsan bağımlılıklardan ve zararlı alışkanlıklardan kurtulmaya fırsat veren Ramazanınızı kutlar sağlık ve afiyet içerisinde bağmlılıklarımızdan kurtulmuş bir şekilde bayrama ulaşmamızı Rabbimden dilerim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.