Mustafa Cemal Tomar

Mustafa Cemal Tomar

"ERBAKAN HOCA ÇOK KORKAKTI" DİYORLAR

Evet merhum Erbakan Hoca "Korkaktı" kelimesini kullananlar vardı, halâ da var. Bu yazımda bakalım Erbakan Hoca nasıl korkakmış?

Hatırlayalım: 28 Şubat sürecinde 9 saat süren MGK'nda başta Cumhurbaşkanı Demirel ile kurul üyeleri olan komutanlar fena halde Erbakan Hoca'yı sıkıştırdılar. Kuruldan terli bir vaziyette çıktığı ekranlara yansımıştı. Terlemek korkaklığın işareti miydi? acaba!!! Yoksa devlet yönetiminde yaşanan zaafiyetlerin sonucunda hesap verilemeyişinin sonucunda oluşan zorluğun belirtileri mi? Ya da emperyal güçlerin tahakkümü altında kalan başta ülkenin başında bulunan zat ve bunun yanısıra kuvvet komutanlarını ülkenin menfaati uğruna ikna çabası mıydı o terlerin görüntüsü.

Erbakan Hoca'nın korkaklığını anlatan tarihi bir vesikayı dikkatlice okursak korkaklığin boyutlarını daha iyi fark edeceğiz. Ecevit sağ kolu olan, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’i, ABD’ye yalvarmaya gönderir.. İhsan Sabri Çağlayangil diyor ki; Bakın burası çok önemli.. “İlk kez ERBAKAN sayesinde Bakanlık zevkini tattım.” Bundan sonrasını İhsan Sabri Çağlayangil’den dinleyelim...

Amerika’ya gittim, Başkan Jimmy Carter’dan 10 dakikalık bir randevu için 20 gün bekledim, nihayet randevu alabildim. Odasından içeri girdiğimde Carter, odasında elleri arkasında, ayakta ve camdan dışarı bakıyordu, selam verdim, dönüp bakmadı bile anlaşılan azarlanacaktım, bana yüzünü bile dönmedi ve ben cesaretimi toplayarak daha önce ezberlediğim kısa metni konuşmaya başladım.
"Sayın Carter malumunuz uyguladığınız ambargo ekonomik olarak bizleri son derce zor durumda bıraktı, bunun kaldırılmasını istiham ediyoruz, falan filan... Carter hiç oralı değil, ve ben son derece tedirginim o sırada Carter’ın masasının üzerinde duran 10 kadar telefonun, kırmızı renkli olanı çaldı. Telefonun kırmızı renkli olması önemli bir hat olduğunu düşündürdü. Carter telefonu aldı, ahizeyi kulağına götürdü bir kaç saniye sonra yüzünde hayret ve endişe ifadesi belirdi. Telefonu kapadı ve bana doğru dönerek, Sayın Çağlayangil böyle önemli bir konu ayak üstü konuşulmaz, isterseniz bunu akşam yemeğinde görüşelim’ dedi ve zoraki gülümsedi. Ben hemen anladım ki; bizim lehimizde ve bunların aleyhinde bir durum gelişmişti.

Dedim ki; -Ne oldu sayın Carter demin hiç pas vermiyordun, beni adam yerine bile koymuyordun şimdi de akşam yemeğine davet ediyorsun..? Carter dedi ki;- sizin geçimsiz ortağınız Prof.Dr.Necmettin Erbakan ve arkadaşları bakanlar kuruluna baskı yaparak, ABD’nin Türkiye’deki tüm üslerine el koydular.
Bir anda kendimi Carter’dan üstün gördüm. O ezik halimden hiç bir iz kalmamıştı. Göğsüm kabarmıştı. Rahmetli Erbakan Hoca böyle bir devlet adamıydı. Allah (CC) Erbakan Hoca'ya rahmet eylesin.

Korkak insanın özelliklerini anlatan bir başka vesikadan daha bahsedeceğim: O da ülkemiz toprakları üzerinde bulunan ABD üsleri kapatma konusu... Bu konuya gelince..!! Hoca, 74’te Kıbrıs’a çöktüğü vakit tüm Cihan durdurmaya çalışmış, hatta NATO bile sert tedbirler almıştı,lakin yine de durduramadılar hocayı Durdurabildiklerinde ise, Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıs’ın yarısını almıştı.. Bunun üzerine ceza olarak Türkiye’ye silah ambargosu uygulandı, bir tek mermi dahî satmadılar bize.. (Libya Devlet Başkanı) Muammer Kaddafi’nin dışında tabi, bir tek o adamcağız bize silah desteği sağladı. Türkiye Avrupa ve ABD ile çetin pazarlıklar etse de, hiçbir sonuca ulaşamadı.. Hoca da restinize rest ulann diyerek; İncirlik dahil ülkemizde bulunan 5 ABD üssüne el koyarak kapatmıştır.. taa ki, 80 darbesine kadar

Bizim çocuklar dedikleri Kenan Evren ve ekibi darbe yaparak hocayı indirmeyi başarmışlardı.. İlk iş olarak kapalı olan ABD üslerini açtılar tabi. Korkaklığın başka vesikaları da var. Bilindiği üzere 54. Türkiye Hükûmeti, Erbakan Hükûmeti veya REFAHYOL Hükûmeti, 28 Haziran 1996-30 Haziran 1997 tarihleri arasında görev yapan, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonunun oluşturduğu Türkiye hükûmetidir. Korkak diye bahsedilen Refahyol Hükümeti'nin başbakanı Erbakan Hoca iktidara geldiği 4.gün maaş zam oranlarını açıklıyordu. O zaman tarihin en büyük zamlarını korkaklığı hasebiyle veriyordu. Tefecilerin maliye üzerindeki haksız hortumlamalarını korkaklığı nedeniyle kesebiliyordu. Korkaklık öyle boyutlara ulaştı mı; denk bütçe yapabildi, bir kuruş birçlanılmadı ve Türkiye'nin borcundan 20 milyar dolar silindi.

Erbakan döneminde bankaya gidip maaş alanlar aldıkları maaşa inanamıyorlardı, böyle bir para cepleri hiç görmemişti. Korkaklık tâ sofralara ve ceplere de darbe yapmıştı. Asrımızın en güçlü ve en uzun süreli sayın hükümetimiz yıllar önce memur ve işçiye yüzde 3,5 zam yapmıştı. Sendikalar kıyameti kopardılar. Bir ay yoğun bir trafik yaşandıktan sonra maaşlar yüzde 3,75'e çıkarılabilmişti. Soru şu: Dört günlük korkak hükümet % 50-300'lere varan maaş zamları yapabiliyor. Yılların güçlü ve korkmayan hükümeti uzun süren müzakereler sonucunda % 3,75 zam yapabiliyor. Burada korkak kim acaba Erbakan ve hükümeti mi? Yoksa onu suçlayan ve değer hükümetler mi? Takdir sizin.

Selâm ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Cemal Tomar Arşivi
SON YAZILAR