ZAMLAR
Son iki ayda zamlar yağmur gibi yağdı. İnsanlar evinde doğal gazı rahatça yakıp ısınamamaktadırlar. En düşük seviye de yakıldığı zaman dahi fatura fazla gelmektedir. Doğal gazın vergisi biraz aşağı çekilmelidir. Evde televizyonunu seyrederken battaniyesini üzerine çekip üşümemek için vaktini öyle geçiren insanlarımız yok değil. Çalışanların büyük çoğunluğu ve emeklilerin, asgari ücretle çalışanlar açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasında yaşamaktadırlar.
Bir insan bir günde beş tane simit, beş tane çay içtiği zaman, bir ayda yüzelli Lira eder. Dört kişilik bir aile de yalnız simit ve çayın tutarı altıyüz Liradır. Hastalıkların büyük çoğunun istenilen şekilde beslenme yapılamadığından artış görülmektedir. En çok bütçeyi zorlayan elektrik, doğal gaz, telefon, tüp, su, ev kirası, yiyecekler, giyecekler, ulaşım, eğitim giderleri, sosyal gider ve daha yazmadığımız giderler her ay ödenecek harcamalardır. Bankalar kredi vermek için yarış halinde olduklarından, insanlar ihtiyaçlarını gidermek için kredi kullanmak zorunda kalmaktalar. Alışveriş yerlerini gezmek için gittiğimizde hiç aklımızda olmayan bir şeyi aldığımız çok olmuştur. Şehir de yaşayan insanların giderleri çok olduğundan borçsuz bir ayı olmaz. Ülkeyi yönetenler, insanların araba, ev eşyalarını aldıklarını ifade etmekteler. Normal bir araba alan alan bir kimse en az 24 ay taksitle ödemekte, onu da ödemek için diğer önemli harcamalardan kesmek zorunda kalmaktadır.
Milli gelirin arttığı ifade edilmekte, ülkemizde toplanan vergilerin yüzde yetmişi dolaylı vergilerdir. Yüksek oranda ve geniş kapsamlı insanlardan vergi toplanmaktadır. Toplanan vergilerle fabrikalar ve iş yerleri açılsa idi, gelecek daha aydınlık olurdu. Sadaka politikası uygulandığından işler günlük götürülmeye çalışılıyor. İnsanlar sosyal hayatın içinde olma ihtiyacını duymaktalar. Toplumda yaşayan insanlar evinde kapanıp ne kadar durabilecek ? Devletin gelirleri halkımıza adaletli yansıtılırsa, hak edilmeyen kazançlara dur denilirse, devletin hazinesi vatandaşlara dağıtılırsa, ihaleler eş dosta verilmez ise, devletin harcamalarında israf yapılmazsa, yolsuzluk ve rüşvet olunmazsa herkesin karnı tok olur.
Görev yaptığımda devletin malına ne kadar titiz olduğumu anlatmak istiyorum. Okulun süt kazanlarını demirbaş defterine, kazanların boyu, çapı ve ebatlarını yazmak suretiyle kaydını yaptım. Görev yaptığım okulun bahçesi çok genişti. Gelemen devlet çiftliğinden yüzün üzerinde kavak fidanı, çam ve meyve fidanı aldım, okulun bahçesine diktim. Köyde yetişmiş kavak ağacı yoktu, köy muhtarı benden bir kavak ağacı istedi. Bende karşılığında muhtardan öğretmen odasının tabanına muşamba, okulun çerçevelerinin ve kapılarının boyanması için boya aldırdım. Hiç kimsenın hakkı geçmediği için huzurluyum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Orta ve dar gelir sınıfı hükümetin yaptığı zamlar sebebiyle nefes alamaz hale geldi.Ülke için yapılan,hatta dünya devlerini bile haset ve kıskançlığa sevk eden büyük devasa yatırımlar hepimiz için iftihar vesilesidir.Ama bu kadar zenginleşmeden ortaya çıkan refah pastasından asgari ücretli,emekli,orta ve dar gelirli insanımız hiç pay alamıyor.Basında yer almasa da elektriğe yüzde yüz zam belimizi büktü.Yaşamak için çalışmalıyız.Zaten asgari ücrete talim eden gençlerimiz işine gidebilmek için 2 gidiş,2 geliş 4 defa toplu taşıma aracına binecek.Benzine akaryakıta,mutfak tüpüne ardarda yapılan zamlardan sonra yol parasıydı,yemekti,ısınmaydı,ev kirasıydı derken aldığı maaş 15 günde eriyiverecek.Gençler çaresiz.İyi beslenemiyor,hastalığını ayakta geçiriyor.Her türlü sosyal etkinlikten mahrum.Hayatından bezmiş bu gençler nasıl evlenip aile kuracaklar?Zengine ve zenginlere hitap eden Türk ekonomisinde tüm hizmetler parası olana göre dizayn edilmiş.Bu insanlar refah pastasındaki paylarının maaşlarına,gelirlerine,vergi muafiyetleriyle kendilerine yansıtılmasını bekliyor.Bol hamaset,milliyetçi ve dini söylemler açlığı gidermiyor,hastalığa çözüm getirmiyor.Ev kirasını ödemiyor.Kıymetli yazarımız Sayın Şahinkaya'nın,okuluna hizmette gösterdiği duyarlılığı siyaset erbabı göstermiş olsaydı ülkemizde fakirlik diye bir şey kalmazdı.İktidar siyasetinin tuzu kuru.Haydi iktidar yaşadığımız ekonomik darboğazı ciddiye almıyor.Muhalefete ne demeli?Muhalefet ekonomik darboğazdan kurtulmamız için çözüm önerileriyle niçin gündem oluşturamıyor?Niçin yek vücut olamıyor.Meclis TV'yi bir izleyin.Çok az vekil var.Muhalefette bir farkındalık olmuş olsaydı,o meclisi eksiksiz doldurur,rehavet içindeki iktidara,Meclis'te verdiği önergelerini kabul ettirerek en güzel cevabı vermiş olurdu.
Yanıtla (0) (0)