BOYKOT VE ÖLÜLERİMİZ

Bayramın ardından gergin bir gündemle hayata başladık. Gerginlik kimseye yarar sağlamaz, ülkeye de zararı olur. Öncelikli olarak konumuza Volkan Konak’ın ölümünden başlamamız gerekirse; Trabzonlu bir hemşehrimiz, Cerrahpaşa türküsünü sağcısı solcusu, İslamcısı hepimiz beğenip dinlemiş veya mırıldanmış insanlarız. Sosyal medyada yaptığı bazı paylaşımlara bakınca insanın ciddi anlamda canı sıkılıyor. Bir Müslümanın söylememesi gereken ifadeleri kullanmış, olaya sadece bu taraftan bakarsak hüsnü şehadette bulunma imkânımız yok ancak kendisinin yaptığı bir röportajı dinleyince içim biraz ferahladı. Röportajında diyor ki benim sahnede yaptığım şovlardaki konuşmalarımı ciddiye almayın, bizatihi kendi özel hesabımdan yaptığım paylaşımları ve verdiğim beyanatları ciddiye alın. Buradan da anlaşılacağı üzere sahnede yaptığı şovlardaki ifadelerini ciddiye almamak lazım. Cennet bizim babamızın malı olmadığı gibi cehenneme de insanların gitmesinden asla mutlu olmayız ama şu da bir gerçek ki kim olursak olalım, makam ve mevkimiz ne olursa olsun İslam’ın kabul etmediği söylemleri söylemek hiçbirimizin haddine değildir.

Diyanet İşleri Başkanlığı bu ülkenin en güvenilir dini kurumudur, başındakiler neticede insandırlar hata da yaparlar, bu hatalarını söyleriz. Örneğin milyonlarca liralık araçlara binip diğer yandan Efendimizin karnına taş bağlayarak açlığını dindirdiğini anlatmak abesle iştigaldir. Ama bizim verdiğimiz vergilerden maaş alıyorsun, maaşına katkı sağlamak adına bir kadeh daha kaldırayım gibi abuk sabuk ifadelerin asla kabul edilebilir ifadeler olmadığı da bir gerçek. Olaylara bakarken kendi dünya görüşümüze göre değil, inancımıza ve vicdanımıza göre bakmak zorunda olduğumuzu da unutmayalım. Cenaze merasimi yapılması konusuna gelince; kişi ailesine ne vasiyet etmiş ise o yapılır. Allah hepimizin günahlarını affetsin diyerek bu konuyu kapatmak istiyorum. Gelelim ikinci konumuza. Boykot ifadesi bu ülkede katil İsrail’in Filistin’e yaptığı mezalim sonrası ortaya koyulabilecek tepkilerden birisi olarak ortaya çıkmış, biz de aile olarak bu hassasiyeti hala daha elimizden geldiği kadar devam ettirmekteyiz. Bunun dışında inancımız gereği alkol ve benzeri mamülleri satan yerlerden de alışveriş yapmamaya gayret gösteririz. Çünkü Efendimiz, içkiyi alana, satana, satılan yerden alışveriş yapana haram kılmıştır.

Gelelim siyaseten yapılan alışveriş boykotu konusuna. Beyler bu ülke hepimizin. Alışveriş merkezlerini, yeme içme mekanlarını ve bazı yerli işletmeleri boykot etme çağrısını hiç doğru bulmuyorum. Ülkeyi bölük pörçük etmeye çalışmanın ne anlamı var anlamış değilim. Sokak yürüyüşlerini anlarım, basın açıklamalarını anlarım, belli başlı insanların sosyal medyalarında hak, hukuk arama noktasındaki tepkilerini anlarım ama şu mekân şucudur, bu mekân bucudur buralardan alışveriş yapmayın mantığı ülkeyi bölüp parçalamanın dışında hiçbir işe yaramaz. Boykot günü alışveriş olup olmadığını merak ettim. Bazı büyük alışveriş merkezlerinin müdürlerini arayıp sordum. Aldığım cevap; ‘Bayram sonraları alışverişler azalır, herkes köyüne kentine gider, geçtiğimiz yıllardaki bayram sonraki alışverişlerle bu yılı kıyasladığımızda artış var da eksilme yok.’ oldu. Peki bu artış rakamsal bazda mı yoksa yapılan alışveriş sayısında mı diye sorduğumda ise rakamsal baz yanlış olur, zira enflasyon oranında ürünlerde artış olur o nedenle alışveriş yapan kişi sayısı baz alınır denildi. Demek ki vatandaş bunu çok fazla ciddiye almamış, hatta bazı marketlerde tepki olsun diye vatandaş sıraya girmiş. Bunlara hiç gerek yoktu, keşke böyle bir olaya hiç mahal verilmeseydi.

Ülke olarak adeta yedi düvelle mücadele ediyoruz. İçeride PKK terörüyle, diğer yanda Ortadoğu’da YPG ve ABD destekli terör örgütleriyle, Suriye’de İsrail’le mücadele ederken yapmamız gereken tek şey askerimize, polisimize ve devletimize destek vermektir. Bunu yapmayan kim olursa olsun vatan hainidir. Gelin bu ayrılıkları seçim sandığına bırakıp orada ders verilmesi gerekenlere ders verelim ama ülkeyi ve insanları bölecek bu tavırlardan vaz geçelim. Ülke hepimizin, bu gemi batarsa hepimiz boğuluruz. Aklımızı başımıza alalım diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR